Bugun...
DEVLET SERMAYE KOYSUN, BORÇ VİRÜSÜNÜ BİTİRSİN
Tarih: 20-04-2020 07:40:00 + -


Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Akgiray:

DEVLET SERMAYE KOYSUN, BORÇ VİRÜSÜNÜ BİTİRSİN

Devletin şirketleri borçlandırmak yerine onlara ortak olabileceğini belirten Prof. Vedat Akgiray, “Corona virüsünü yenerken, borç virüsünü de yenelim” çağrısı yaptı.

Corona virüsü salgını piyasaların beklemediği bir darbe oldu. Her ülkede, ekonomik aktivite ani duruş noktasına geldi.

İktisat tarihinde benzeri görülmemiş bir küresel çöküş riski ile karşı karşıya olduğumuzu belirten Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Akgiray, “Birkaç çeyreklik durgunluktan öte olası bir ekonomik buhran resmi önümüzde duruyor, bunun 1929'daki Büyük Buhran'dan bile daha tahripkâr olması sürpriz olmaz” dedi.

Dünyanın 280 trilyon dolarlık devasa bir borç yükü ile virüse yakalandığını söyleyen Akgiray, kurtarma paketlerinin hâlâ borç odaklı olduğuna dikkat çekti.

GEÇİCİ SÜREYLE ORTAKLIK 

“2008'den sonra yapıldığı gibi yine vatandaşın parasıyla finans endüstrisi kurtarılmış olacak” diyen Akgiray, borca dayalı kurtarma planlarının insani bedelinin çok ağır olabileceğine işaret etti.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) bir dönem başkanlığını da üstlenen Prof. Akgiray, şirketlerin para ihtiyaçlarının borçla değil, sermaye olarak karşılanması gerektiğini vurguladı. “Corona virüsünü yenerken finanstaki borç virüsünü de yenelim” çağrısı yapan Akgiray, Türkiye'nin ancak bu şekilde salgın sonrası günlere en az zararla hatta en kârlı çıkan ülkelerden biri olabileceğini savundu.

Prof. Vedat Akgiray

Şirketlere yeni kredi vererek veya mevcut ödemeleri 3 ay erteleyerek sorunların sadece ötelendiğini belirten Akgiray, devletin Küçük ve Orta Boy İşletmeleri (KOBİ) daha fazla borçlandırmadan, sermaye koyup ortak olarak bu borç sarmalından ülkeyi kurtarabileceğini söyledi.

KOBİ'lere acil destek çağrısı yapan Akgiray, Bloomberg HT'de katıldığı bir programda ‘hayalim ve temennim' diye ifade ettiği çözüm önerisini şöyle anlattı:

*Devletimiz sermaye koysun. Devlet, desteği hak eden bir KOBİ'ye, borcu ne kadar 10 lira, 6 aylık işçi maliyeti 5 lira, hadi 5 lira da benden, sana 20 liraya ortak oluyorum.

*Ama geçici bir süre bir private equity (özel sermaye) mantığıyla, sonra gideceğim diyecek. Hem borçlar azaltılacak hem de büyük bir sermaye tabanı oluşacak.

*İnanın ki bunu yaparsak, yani borç sarmalından kendimizi kurtarırsak, salgın sonrasına çok daha hazırlıklı oluruz. Çünkü bunu ne Amerika ne de Avrupa becerebilir, becerebilecekleri bir mekanizmaları yok.

Borç balonu patlıyor

Salgın sürecinde ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Prof. Vedat Akgiray, krizden en büyük darbeyi finans sektörü daha gelişmiş olan ülkelerin alacağını belirterek şunları söyledi;

*Çünkü borç artıyor. ABD Merkez Bankası (FED) ne yapıyor, 2008'deki gibi Hazine tahvili, özel sektör tahvili satın alıyor. Ödeyebilme gücü olmayan küçük ‘zombi' şirketlerin tahvillerini bile alıyor.

*Şu anda FED'in almayı planladığı borç miktarı ilk kez Amerikan Hazinesi'nin net ihracından daha fazla. Birkaç ay iyi gidecek, ama ağustos, eylül aylarına gelindiğinde global borç 300-320 trilyon dolara ulaşacak.

*İlk defa dünyada tahvil balonu oluştu, daha doğrusu genel anlamda sabit getirili menkul kıymet balonu oluştu. Bu borç balonu fena patlayacak.

Önce sermayeyi güçlendirin sonra şirketleri halka açın

SPK eski Başkanı Prof. Vedat Akgiray'dan ekonominin can damarı şirketleri düzlüğe çıkarmak için izlenecek yol önerisi:

– Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Merkez Bankası ve Hazine işbirliği yaparak bir teknoloji platformu oluşturabilir.
– Bu şekilde KOBİ'lere hızlı erişim sağlanır, ihtiyaçları belirlenir ve finansal dürüstlüğü test edilebilir.
– Bankalarla veya bürokratik mekanizmalarla bu iş çok uzar. Dijital teknolojiyi kullanarak hızlı bir şekilde, doğru miktarda, acil finansman sağlanmalı.
– Hesapsız kitapsız yüzbinlerce KOBİ'ye destek söz konusu değil ama sistemik öneme sahip olanlar çeşitli algoritmalarla belirlenebilir.
– Tedarik zincirindeki önemi, finansal durumu, dürüstçe raporlanmış mı, ne kadar sermayeye ihtiyacı var.. Tüm bunlar basit ve merkezi bir algoritma ile çözülebilir.
– Bir sayfalık ortaklık anlaşması yapılabilir, devlete bir platform üstünden müdahale hakkı verilir. ‘Toparlanana kadar yeni kredi almayacaksın. İşçi çıkarmayacaksın' gibi şartlar belirlenir.
– Sonrasında sermaye çıkışı birer birer veya bir portföy mantığı ile halka arz yoluyla yapılabilir.
– Sermayesi güçlenmiş, borcu azaltılmış sistemik önemi olan bir küçük işletmenin Borsa İstanbul'da halka açılması kadar daha akıllı bir şey aklıma gelmiyor benim. Bir bakmışısınız Çin'in ünlü bölgesi Shenzhen'i zorlamışız bir anda.

 



Bu haber 849 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ HABERLERİ